|
ÂİLEDE SAADET PRENSİPLERİ |
|
|
|
|
Yazar Yahya Erten
|
|
Pazar, 08 Ağustos 2010 13:46 |
|
![]()
*Aile seâdeti, eşler arasında karşılıklı sevgi, saygı, hürmet ve anlayış esasına dayanır. Birbirlerine karşı olan vazifelerin bilinmesi ve yapılması şarttır.
*Erkek, evine her zaman güleryüzle ve selâm vererek girmelidir.
*Kadın da, akşamleyin yorgun bir şekilde işinden dönen kocasını, kapıda güleryüz ve tatlı bir edâ ile "hoş geldiniz!" diyerek karşılamalı, hal ve hatırını sorarak gönlünü almalıdır.
*Kadın, her sabah efendisini evinden uğurlarken de, yine güleryüz ve nezâketle kapıya kadar uğurlamalı ve hakkında hayır duâda bulunmalıdır.
*Kadın, sofrayı vaktinde, efendisinin arzu ettiği yemekleri hazırlayarak, güzel bir şekilde tanzim edip kurmalı ve yemeği aslâ geciktirmemelidir.
*Kadın, herşeyde becerikli, temiz, tertipli ve düzenli olmalı, kocasının karşısında da güzel giyimli ve görünümlü bulunmalıdır.
*Kadın, evini ve çocuklarını mahâretle idâre etmelidir.
*Kadın, kocasının akrabâ ve yakınlarına iyi davranmalı ve bu vesile ile kocasının sevgisini kazanmalıdır.
*Kadın, kocasının sırlarını gizlemeli ve başkalarına açmamalıdır.
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 08 Ağustos 2010 14:09 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İSLAM’DA KADIN VE KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ NASIL OLMALIDIR? |
|
|
|
|
Yazar Yahya ERTEN
|
|
Çarşamba, 07 Temmuz 2010 19:14 |
Sahip olduğumuz kimlik, toplumsal ilişkilerimizde kendini ele verir. Kimlerle nasıl ve ne şekilde ilişki kurduğumuz ve karşılıklı ilişkilerde takındığımız tavır ve kullandığımız üslup kişinin hem şahsiyeti hem de kimliği hakkında önemli ipuçları verir. Oysa yaşadığımız an ve çevrede biz Müslümanlar sosyal ilişkilerimizde henüz tutarlı bir örnek oluşturmuş değiliz.
Islâm, yalnızca ortaya çıkan sorunlara çözümler getiren bir inanç ve hukuk sistemi değil, aksine, getirdiği kurallarla öncelikle sorunların ortaya çıkmasını önleyen bir dindir. İslam'ın bu özelliği kadın-erkek ilişkileri alanında da kendini göstermekte, Islâm toplumlarında, Batı örneği câhili toplumların karşı karşıya geldiği sorunların ortaya çıkmasına imkan tanımamaktadır
İslam dininde, zina haram olduğu gibi, zinaya zemin hazırlayan söz, iş ve davranışlar da haramdır. Kur'ân-ı Kerîm'de bu hususta: "Zinaya yaklaşmayın; çünkü o, pek çirkin ve çok kötü bir yoldur." (İsrâ sûresi: Ayet 32 )buyrulmaktadır.
Çağ ve mekanların değişmesiyle İslam’ın temel kaideleri değişmez.
GÖZLERİ HARAMDAN SAKINDIRMAK
Kur’an’ı Kerim’de Nur suresinde Allah’u Taala: “Mü’minlere söyle gözlerini haramdan sakınsınlar.Mü’min kadınlara da söyle gözlerini yere indirsinler(erkeklere bakmasınlar),namuslarını korusunlar.”Nur:31
Hz Yusuf: “Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.Çünkü her nefis kötülüğü emreder.”Yusuf:53
----Hz peygamber bir gün hz Ali’ye şunları söyler: “Ey Ali muhakkak ki cennette senin için bir köşk vardır.Bir bakışa ikincisini ekleme.birincisi senin için mübahtır,fakat başkaca bakma hakkın yoktur.”
----Haramlardan sakınmak sadece tek yönlü değildir. Kadına mahrem yerleri ve ziynetlerini örtüp göstermemek düşerken erkeğe de onun cazibesine kapılıp bakmamak düşer. |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar YAHYA ERTEN
|
|
Pazar, 09 Mayıs 2010 17:35 |
|
Antik çağlardan beri dinler ve filozofların kadın ve kadın-erkek münasebetleri hususunda önemle durdukları bilinmektedir. Başta Aristo olmak üzere filozoflar genellikle kadını küçümseyen ve kadınlar tarafından kabulü mümkün olmayan görüşler ileri sürmüşlerdir.Semavî ve beşerî dinlerin kadın konusundaki yaklaşımları ise, çok farklı ve zaman zaman çelişkilidir. İnsanlık tarihi boyunca zengin bir tarihî tecrübe ve birikimden sonra gelen İslam’ın ve Hz. Peygamber’in kadına bakışı, bu konuda ortaya koyduğu ilkeler ve bizzat Rasulullah’ın Müslüman ve diğer kadınlara karşı yaklaşımı değerlendirilecek olursa İslam’ın ve Hz. Muhammed’in nasıl bir devrim gerçekleştirdikleri anlaşılacaktır. Hz. Peygamber’in getirdiği din ile kadın vakar, şeref ve sosyal statü kazanmıştır. İslam ile kadının medenî, sosyal, iktisadî ve hukukî hakları garanti altına alınmış, kadının evlat, eş ve anne olarak statüsü yükseltilerek erkeğin sahip olduğu birçok hak ve imtiyazlar verilmiştir. Doğu toplumlarındaki Müslüman kadınların geri kalmış, cahil, kişilik hakları olmayan bir grup olarak görülmesinde sorumlu olan İslam değil, bir takım iktisadî, siyasî, içtimaî ve psikolojik şartlardır. Hz. Muhammed (sav)’den sonra sosyal, kültürel çevre ve siyasî şartların tesiri ile ataerkil aile anlayışı ve kadın haklarını kısıtlayan telakki, kadınların konumunda gerilemeye neden olmuş ve zaman içinde bu gelenek fıkhî yorumlara tesir etmiştir. Hz. Muhammed (sav) döneminde kadınların aile ve toplum içindeki statüsü, rollerinin tahlili ve kadın-erkek ilişkilerinin mahiyetinin değerlendirilmesi İslam’ın kadına bakışı hakkında bilgi verecektir. İslam, bir insan olarak kadını erkek ile eşit statüde kabul eder ve gerek yaratılış gerekse hak ve sorumluluklar yönünden erkeklerle eşit konumda olan bir kadın portresi çizer. Kadın ve erkek birbirine eşit oranda bağımlı resmedilir. Kur’an-ı Kerimde “onlar sizin örtünüz siz de onların örtülerinizsiniz” (Bakara,187) denilmektedir. Diğer bir ayette de “Mümin erkeklerle mümine kadınlar birbirlerinin velisidirler” (Tevbe, 71) denilmektedir. Peygamberimiz Veda hutbesinde kadınların haklarına ve kadın-erkek ilişkilerine temas ederken şu mesajı vermiştir. “Ey insanlar! Kadınlarınız üzerinde hakkınız, kadınlarınızın da sizin üzerinde hakları vardır.” Dolayısıyla, İslam dininde kadın, erkekle aynı seviyede görülüp, şahsî, hukukî ve sosyal haklar açısından kadın ve erkek denk tutulur. İbadet, miras, ticaret ve malını tasarruf gibi birçok şahsî hakları vardır. Erkekler karşısında kadının hak ve hukuku kanunla korunmuş ve kadınların sahip oldukları hak ve hukukun şuuruna varmaları hedeflenmiştir. |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 09 Mayıs 2010 17:58 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar admin
|
|
Pazar, 14 Şubat 2010 19:05 |
Bir çokları günümüz dünyasında kadınların toplum içinde kendi insani konumlarını elde ederek, üzerlerine düşen vazifeyi yerine getirdiklerini düşünüyorlar. Oysa meşhur tarihçi Will Dourant batı dünyasında kadınların 19. asrın başına kadar kendi bir çok haklarından mahrum olduğunu belirtmektedir. Fakat mukaddes İslam dini kendi doğuşunun ilk başından itibaren kadınları kendi insani hukuk ve kerametiyle müjdelemiş bunun için de İslam tarihinde tüm insanlığa örnek kadınların ortaya çıktığını ve insanların hak ve hakikat yoluna davet edilmesinde büyük çabalarda bulunduklarını görmekteyiz.
İşte bu bağlamda, Hz. Zeyneb İslam tarihinde ortaya çıkmış ve tüm dünyaya şöhreti yayılan bu üstün kadınlardan biridir.
İmam Seccad, Hz. Zeynep ile ilgili olarak şöyle buyuruyor: 
"O büyük ve yüceydi. Zira dünyayı kendisi için büyük görmedi.”
Fakat Hz. Zeyneb’in hayatında ölümsüz olarak baki kalan asıl husus o yüce İslam kadınının İslam’ın kaderi ve insanlık toplumları üzerindeki büyük etkisiydi. Onun hayatındaki bu aşama Hz. İmam Hüseyin’in Kerbela'da Yezid orduları tarafından kuşatılarak, eşit olmayan adal etsiz bir ortamda şehid edilmesi ardından başladı. Kendi evlatları ve yakınlarının bir bir düşman tarafından kalleşçe şehid edilmesine tanık olduğu ve kendi yüreğinde insanların sadakatsizlik ve yalan vaatlerinden kaynaklanan derin yaraların bulunduğu bir ortamda Hz. Zeynep tüm zorluklara göğüs gererek Allah Teala’ya tevekkül edip ondan medet umarak bir sabır abidesi konumuna gelmiş ve üstün dirayet ve engin görüşlülüğü sayesinde esirler kafilesine öncülük ederek, Kerbela kıyamının mesajını dünyaya iletmek uğrunda çaba sarf ediyordu. |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 14 Şubat 2010 19:15 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Yahya ERTEN
|
|
Salı, 02 Şubat 2010 21:25 |
Çocuğunuza bir armağan almayı düşündüğünüzde zaman ve paranızı onun düşünmesini, soru sormasını ve gelişmesini destekleyecek bir oyuncak ya da materyale harcayın. Armağanı aşağıdaki soruları kendinize sorarak dikkatle seçin: • Çocuğunuz bu malzemeyle kaç farklı şekilde oynayabilir? Diğer oyuncakları ve malzemelerle birleştirilerek yararı artırılabilir mi? • Şiddet içeriyor mu? Şiddete yöneltme olasılığı var mı? • Herhangi bir ayrımcı öğe içeriyor mu?(Irk, cinsiyet vb.) • Ne kadar süre çocuğun ilgisini çekebilir? Büyüdüğünde de kullanabilir mi? • Güvenli, ilgi çekici, dayanıklı, estetik, gelişmeye sevk edici mi? YAPI-İNŞA OYUNCAKLARI Bloklar, legolar, noperler gibi çocuğunuzun kendi yaratıcılık ve hayal güçlerini kullanarak kendi ürünlerini oluşturabilecekleri oyuncaklar
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 2 |