www.okuder.org

Okuder'e Hoşgeldiniz..!
GÜZEL SÜNNET İTİKAF PDF Yazdır E-posta
  
Pazar, 29 Ağustos 2010 09:22

Lugatta itikaf, birşeyin üzerinde durmak ve onun yakasını bırakmamaktır. İtikaf in şer'î mânâsı ise özel bir niyetle mescidde durmaktır. İtikaf, senenin bütün günlerinde olur. Fakat Ramazan ayında itikafa girmek daha efdaldir.
İtikafın meşru olduğunun delili, şu ayettir:
Mescidde itikaf ta iken hanımlarınıza yaklaşmayın. (Bakara/187)
Ayrıca Hz. Aişe'den şöyle rivayet edilmektedir: 'Hz. Peygamber, (sav)Ramazan'ın son on gününde itikafa girerdi. Hz. Peygamber'in(sav) bu âdeti, aziz ve celil olan Allah, kendisini vefat ettirdiği zamana kadar devam etti. Hz. Peygamber'in(sav) vefatından sonra da onun zevceleri itikafa girmişler dir'.[1]
İtikaf (İslâm'dan önceki) dinlerin şeriatlarında da bulunmaktadır.
İbrahim ve İsmail'e 'tavaf edenler, itikaf edenler, secde ve rükû edenler için evimi temizleyin' diye emretmiştik.
(Bakara/125)

İtikafın Teşrî Kılınmasının Hikmeti

Müslümanın, kötülüğü emreden nefsini, mubah şeylerin bazısından alıkoyacak bir ibadetle meşgul etmesi gerekir. Böylece nefis, ibadete alışır. İtikaf sayesinde ibadet için vakit bulur ve çirkin şeylerden uzaklaşır. Çünkü nefis, kötülüğü emreder.
Rabbimin koruması müstesna, muhakkak nefis aşırı şekilde kötülüğü emredicidir. (Yusuf/53)
Dünyaya dalmak, nefsi daha da azdırır. Tenha yerlerde itikafa girip nefsi haramlardan kaçınmaya alıştırmakta, nefsi bu kötülüklerden me netmekte itikaftan daha uygunbirşey yoktur. İtikaf bu yüzden teşrî kılınmıştır.

İtikafın Hükmü

İtikaf sünnettir. Senenin bütün günlerinde yapılabilir, ancak Ramazan ayında, özellikle de Ramazan'ın son on gününde daha evlâdır.

Son Güncelleme ( Pazar, 29 Ağustos 2010 09:34 )
Devamını oku...
 
ÂİLEDE SAADET PRENSİPLERİ PDF Yazdır E-posta
  
Pazar, 08 Ağustos 2010 13:46

*Aile seâdeti, eşler arasında karşılıklı sevgi, saygı, hürmet ve anlayış esasına dayanır. Birbirlerine karşı olan vazifelerin bilinmesi ve yapılması şarttır.

*Erkek, evine her zaman güleryüzle ve selâm vererek girmelidir.

*Kadın da, akşamleyin yorgun bir şekilde işinden dönen kocasını, kapıda güleryüz ve tatlı bir edâ ile "hoş geldiniz!" diyerek karşılamalı, hal ve hatırını sorarak gönlünü almalıdır.

*Kadın, her sabah efendisini evinden uğurlarken de, yine güleryüz ve nezâketle kapıya kadar uğurlamalı ve hakkında hayır duâda bulunmalıdır.

*Kadın, sofrayı vaktinde, efendisinin arzu ettiği yemekleri hazırlayarak, güzel bir şekilde tanzim edip kurmalı ve yemeği aslâ geciktirmemelidir.

*Kadın, herşeyde becerikli, temiz, tertipli ve düzenli olmalı, kocasının karşısında da güzel giyimli ve görünümlü bulunmalıdır.

*Kadın, evini ve çocuklarını mahâretle idâre etmelidir.

*Kadın, kocasının akrabâ ve yakınlarına iyi davranmalı ve bu vesile ile kocasının sevgisini kazanmalıdır.

*Kadın, kocasının sırlarını gizlemeli ve başkalarına açmamalıdır.

Son Güncelleme ( Pazar, 08 Ağustos 2010 14:09 )
Devamını oku...
 
İSLAM’DA KADIN VE KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ NASIL OLMALIDIR? PDF Yazdır E-posta
  
Çarşamba, 07 Temmuz 2010 19:14
Sahip olduğumuz kimlik, toplumsal ilişkilerimizde kendini ele verir. Kimlerle nasıl ve ne şekilde ilişki kurduğumuz ve karşılıklı ilişkilerde takındığımız tavır ve kullandığımız üslup kişinin hem şahsiyeti hem de kimliği hakkında önemli ipuçları verir. Oysa yaşadığımız an ve çevrede biz Müslümanlar sosyal ilişkilerimizde henüz tutarlı bir örnek oluşturmuş değiliz.

Islâm, yalnızca ortaya çıkan sorunlara çözümler getiren bir inanç ve hukuk sistemi değil, aksine, getirdiği kurallarla öncelikle sorunların ortaya çıkmasını önleyen bir dindir. İslam'ın bu özelliği kadın-erkek ilişkileri alanında da kendini göstermekte, Islâm toplumlarında, Batı örneği câhili toplumların karşı karşıya geldiği sorunların ortaya çıkmasına imkan tanımamaktadır

İslam dininde, zina haram olduğu gibi, zinaya zemin hazırlayan söz, iş ve davranışlar da haramdır. Kur'ân-ı Kerîm'de bu hususta: "Zinaya yaklaşmayın; çünkü o, pek çirkin ve çok kötü bir yoldur." (İsrâ sûresi: Ayet 32 )buyrulmaktadır.

Çağ ve mekanların değişmesiyle İslam’ın temel kaideleri değişmez.

GÖZLERİ HARAMDAN SAKINDIRMAK

Kur’an’ı Kerim’de Nur suresinde Allah’u Taala: “Mü’minlere söyle gözlerini haramdan sakınsınlar.Mü’min kadınlara da söyle gözlerini yere indirsinler(erkeklere bakmasınlar),namuslarını korusunlar.”Nur:31

Hz Yusuf: “Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.Çünkü her nefis kötülüğü emreder.”Yusuf:53

----Hz peygamber bir gün hz Ali’ye şunları söyler: “Ey Ali muhakkak ki cennette senin için bir köşk vardır.Bir bakışa ikincisini ekleme.birincisi senin için mübahtır,fakat başkaca bakma hakkın yoktur.”

----Haramlardan sakınmak sadece tek yönlü değildir. Kadına mahrem yerleri ve ziynetlerini örtüp göstermemek düşerken erkeğe de onun cazibesine kapılıp bakmamak düşer.
 
Devamını oku...
 
Bu fırsat! Kaçmaz... PDF Yazdır E-posta
  
Salı, 15 Haziran 2010 21:36

 

Tam boyutlu görseli göster


Özellikle siyasal,sosyal,ekonomik krizlerin bir birini kovaladığı şu zamanda..

Bu fırsat! Kaçmaz.
İnsanlar önemli gördükleri kazanımlar için bu ifadeyi sık sık kullanırlar. Bir çok ürünün reklamı bu tılsımlı! cümleyle biter; “bu fırsat kaçmaz” halbuki hepimiz iyi biliyoruz ki; bu dünyanın zararları ne kadar çok ve büyük olursa olsun telafisi vardır. Bir adamın evi yanar, fabrikası yanar, iflas edip trilyonlarca zarara girer, tüm serveti ve ehl-u iyali deprem altında kalır yine de tüm bu zararların telafisi vardır. Bu insanların her birinin hayata bir köşesinden devam etmesi mümkündür.
Ancak mahşer günü ilahi mizan konulduğunda hayır terazimiz hafif çıkarsa bunun telafisi yok. Ne aşiretimizin yiğitleri, ne bileğimizin gücü, ne zekamız, ne makam ve servetimiz o teraziyi ağır getiremez.
İşte mahşer günü hayır terazimizde ağırlık yapacak Salih ameller için, önü rahmet ortası mağfiret sonu da cehennemden azad olan bulunmaz bir fırsat; üç aylar… bu fırsat para pul falan fırsatı değil, para ve servetle alınamayacak kadar  değerli olan manevi ikmal ve kazanç fırsatı.
Toprağın suya, yaprağın güneşe hasreti gibi hasret kalmamız gereken fırsat iklimi bir daha geldi. Zira ibadet fukarası bizler için kıyam ve sıyam ayları olan üç aylar, çok önemli bir fırsat. Telafi kuponları vs ile kıyaslanamayacak bir fırsat.
Çocukken bir hata sonucu annemiz veya sevdiğimiz birisi bize darıldığında kendimizi af ettirmek için ne soytarılıklar yapardık. Kendimizi beğendirmek için hedeflediğimiz bazı insanların önünde ne taklalar atardık. Hedefimize vardığımızda da adeta kanatlanır uçardık.
Halbuki kendimizi af ettirmeye veya beğendirmeye çalıştığımız insan da bizim gibi bir beşer ve bize yapacağı katkı sadece bu fani dünya ile alakalıydı ama olsun…
Rabbimiz azze ve celle bizden razı olsa, Resulullah (sav) bizi ümmeti olarak kabul etse bize katkıları dünyalarla kıyaslanamayacak kadar çok ve ebedîdir. Dünyada huzur ahirette ise cennet ve ebedi saadet… o halde rabbimizin rızasını kazanmak için çok daha içten ve gayretle bu üç ayları vs ibadet iklimlerini değerlendirelim.
 Resulullah (sav) recebin girişinden itibaren; “Allah’ım (cc) recebi ve şabanı bize mübarek kıl ve bizi ramazana (selametle) kavuştur.” Diye çokça dua ediyordu. Zira bu aydaki büyük fırsatları kaçırmak istemiyor ve aynı fırsatı bizim de değerlendirmemiz için uyarıda bulunuyor.
 

Üç ayları daha bereketli değerlendirmek için;
1 Farzları yaşama ve haramlardan sakınma konusunda daha hassas davranalım.
2 Farzları nafilelerle takviye etmeye bu aylarda çok daha önem verelim.
3 Namazlarımızı cemaatle ve camide kılmaya daha çok dikkat edelim.
4 Günlük Kur'an okuma virdi edinerek aksatmadan devam edelim.
5 Sahih sünnetle sabit olan dua ve zikirlere daha çok önem verelim.
6 Aile efradımızı toplayarak tüm bu yapılması gerekenler hakkında onları da uyaralım ve beraberce yaşayarak da pratize edelim. Bu uyarıyı her üç ayın başında en az bir kere tekrarlayalım.

Son Güncelleme ( Pazar, 20 Haziran 2010 16:22 )
Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 3

Üye Giriş Formu



Kimler Çevrimiçi

Şu anda 3 ziyaretçi çevrimiçi

Online Kullanıcılar-IP

Online Dun Bugun
5 71 28
IP 38.107.191.117
Sayfamiz 06.06.2010'dan bu yana 5793 defa ziyaret edilmistir.
Reklam
Telif Hakkı © 2010 www.okuder.org. Tüm Hakları Saklıdır.