www.okuder.org

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

İSlam'da Ailenin Önemi

e-Posta Yazdır PDF
Amacı sağlam bir toplum kurmak olan İslam, aileye çok önem vermiştir. Çünkü aile, toplumun temel taşıdır. Toplumlar ailelerden oluşur. Aile sağlam olursa toplum da sağlam olur. Aile ise evlenme ile kurulur.
Her şeyden önce şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, aile kelimesi, insan zihninde bir takım dinî, sosyal ve hukukî kavramları canlandıran sosyal muhtevalı bir kelimedir.
Aileyi kısaca şu şekilde tarif edebiliriz: Aile, karı koca ve çocuklardan meydana gelen ve yaratılıştan gelen bağlar üzerine kurulan küçük bir sosyal topluluktur. Tüm insanlar aile denen yuvada dünyaya gözlerini açarlar. Dolayısıyla aile insanın ilk kültür ocağı, ilkokulu, ilk sevgi kaynağı ve ilk dostlarını tanıdığı bir yuvadır.
Aile toplumun en küçük sosyal birimidir. Toplumlar ailelerden meydana gelir. Toplumun mutlu ve huzurlu olması ailelerin mutlu ve huzurlu olmasıyla doğru orantılıdır. Aile, insanları yaratan Yüce Yaratıcı’nın koyduğu kurallara göre kurulursa sağlam ve toplumun biricik mutluluk kaynağı olur. Günümüzde aile kurumu, tarih boyunca eşine rastlanmamış büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Bu tehlike de, kadın hakları adı altında kadın düşmanlığı yapan bir takım batı ülkelerinin maddî ve manevî desteğini alarak çalışan bazı kuruluşların yürüttüğü faaliyetlerdir. Hâlbuki kadın haklarını savunduklarını iddia eden bu akımların en büyük amacı, kadın erkek eşitliği adı altında aile kurumunu aşındırmak, ailede güçlü olan sorumluluk, yardımlaşma ve dayanışmayı ortadan kaldırıp aile bağlarını koparmak ve kadına sınırsız ve sorumsuz bir statü tanıyarak aile mefhumunu ortadan kaldırmaktır.
Evlilik kurumunun başarıyla yürütülmesi ve her iki tarafa da mutluluk ve huzur getirebilmesi için karı kocanın birbirine karşı hoşgörülü ve anlayışlı olması şarttır.

İnsan neslinin devamı, nesebin muhafazası, toplumu meydana getiren ve toplumun temel taşı olan aile müessesesinin kurulması evlilikle mümkün olur. İslam dini aile yuvasını sağlam temellere oturtmak, faziletli nesiller yetişmesine zemin hazırlamak için meşru ölçüler içinde evlenmeyi hem emretmiş, hem de bir takım müeyyidelerle onu cazip hale getirmiştir. Allah(cc) bir ayette şöyle buyurmuştur:“Allah(cc) size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızk verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah(cc)’nın nimetlerini inkâr mı ediyorlar? ”

“İçinizdeki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lütfü ile zenginleştirir. Allah, lütfü bol olandır, bilendir.”
İslam peygamberi de gençleri evliliğe teşvik ederek şöyle buyurmuştur:
“Gençler, sizden gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek, gözü harama karşı korur, namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun, çünkü oruç şehveti kırar.”
“Nikâh benim sünnetimdir. Sünnetimi terk eden benden değildir. Evleniniz, çünkü ben sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere övüneceğim. Hâli vakti yerinde olan evlensin, eli dar olan da oruç tutsun. Zira oruç, şehveti kırar.”
Saliha kadını, dünyanın en güzel nimeti sayan Hz. Peygamber (as) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
“Dünya bir geçimden ibarettir. Şu geçim dünyasının en güzel nimeti de saliha kadındır.”
“Mü’min, Allah korkusundan ve O’na itaatten sonra, saliha bir kadından yararlandığı kadar hiçbir şeyden yararlanmamıştır. Çünkü ona emretse sözünü dinler, yüzüne baksa kendisini sevindirir, üzerine yemin etse yeminini doğru çıkarır
Son Güncelleme: Salı, 07 Aralık 2010 01:06  

Online Kullanıcılar-IP

Online Dun Bugun
5 110 83
IP 38.107.179.243
Sayfamiz 06.06.2010'dan bu yana 51974 defa ziyaret edilmistir.

Özel Haber

Şehidimiz Ali Haydar Bengi Hocamızı hatırlamak adına , tekrardan dualarımızı gönderelim,  onun ibret dolu hayatını tekrar tekrar sizlere aktaracağız. Şehidimizin son yolculuğu hakkındaki video ve kısa bir hayatı...

 

{vimeo}12275791{/vimeo}

Tek amaçları masum ve mazlum Gazzelilere ilaç ve gıda götürmek olan özgürlük aşıklarından Diyarbakırlı Ali Haydar Bengi 31 Mayıs şafağında Siyonist kurşunlarla şehadet şerbetini içerek Rabbine kavuştu. Arkasında 4 yetim ve acılı ama şerefli bir eş bırakan Ali Haydar Bengi’nin bütün hayatı boyunca şerefli ve izzetli bir yaşam sürdüğü ortaya çıktı. Diyarbakır’da Vakit’e konuşan şehidin ailesi ve yakınları Ali Haydar Bengi’yi anlattı.